Hastalara şifa dertlilere deva canımıza sefa
Uzunca süre sesi soluğu çıkmayan birinden haber almadığımızın pek farkına varamıyoruz. Belki arada bir merak ediyoruz ya da o kişi gözümüze çarpmadığı için varlığını da hatırlamıyoruz. Sonra bir duyuyoruz ki hastalıkla cebelleşiyor. Kemolar radyoterapiler ve uzun süren tedavi süreçleriyle… Bu sosyal medyadaki kişilerimiz için elbet. Yoksa arkadaşlık edip görüştüğümüz sevdiklerimizden hemen haberdar oluyoruz.
Ve zaten hepimizin çok işi var, işi bitmez Talat Efendileriz!
Tanımlar, ithamlar, bilinmeyene olan ön yargılar hayatın tüm köşe başlarını tutmuş. Nereye baksanız ego soslu kimliklerin at koşturduğu mecralarda var olma yavanlığı bertaraf edilemiyor. “Ne işim var burada” dediğiniz sorgu süreci çoktan bitmiş gibi.
Artık capcanlı ortamların bile yapay zekayla aşık attığı 2026 dünyasında fazla vızıldamanın da anlamı yok galiba.
Huysuz yaşlılar gibi söylenmemin nedeni var; Bir süredir sesi çıkmayan insanlarımın birkaçı ya kalp krizi ya uzun tedavi gerektiren tümörler, ameliyat, ışın ve kemolarla uğraşıyorlarmış. Kimseyle paylaşmadık diyorlar, haklılar.
İnsan evladı patavatsız ya da sap derken saman deme bahtsızlığına sahip, moral verme telaşıyla ne kadar gaf varsa yapıyor. Gereksiz sorular hastada güç kaybına neden olduğundan, hastalığını söylemek istememeleri çok anlaşılır bir durum.
Ne diyelim, hastalara şifa dertlilere deva, canımıza sefa diyerek yine olumlu duygularla kalalım. Yol bizim görebildiğimiz kadar kısa olmayabilir! Sarı, turuncu ve kara kafalara takılıp kendi kafacığımızı fazla yormayalım! Biliyoruz ki her musibetin nihayetinde iyilik kazanır. 🙏
Ve zaten hepimizin çok işi var, işi bitmez Talat Efendileriz!
Tanımlar, ithamlar, bilinmeyene olan ön yargılar hayatın tüm köşe başlarını tutmuş. Nereye baksanız ego soslu kimliklerin at koşturduğu mecralarda var olma yavanlığı bertaraf edilemiyor. “Ne işim var burada” dediğiniz sorgu süreci çoktan bitmiş gibi.
Artık capcanlı ortamların bile yapay zekayla aşık attığı 2026 dünyasında fazla vızıldamanın da anlamı yok galiba.
Huysuz yaşlılar gibi söylenmemin nedeni var; Bir süredir sesi çıkmayan insanlarımın birkaçı ya kalp krizi ya uzun tedavi gerektiren tümörler, ameliyat, ışın ve kemolarla uğraşıyorlarmış. Kimseyle paylaşmadık diyorlar, haklılar.
İnsan evladı patavatsız ya da sap derken saman deme bahtsızlığına sahip, moral verme telaşıyla ne kadar gaf varsa yapıyor. Gereksiz sorular hastada güç kaybına neden olduğundan, hastalığını söylemek istememeleri çok anlaşılır bir durum.
Ne diyelim, hastalara şifa dertlilere deva, canımıza sefa diyerek yine olumlu duygularla kalalım. Yol bizim görebildiğimiz kadar kısa olmayabilir! Sarı, turuncu ve kara kafalara takılıp kendi kafacığımızı fazla yormayalım! Biliyoruz ki her musibetin nihayetinde iyilik kazanır. 🙏
Aşçı Fok
Nurdan ÇAKIR TEZGİN
