Antik Sos GARUMdan ölüm-yaşam sorgusuna
Zamanın giderek iki elin parmaklarına sığar hale gelmesi ki o da yaşama şansı olursa insanı telâşa sürüklüyor. Elbette sağlıklı sürdürülebilir anlardır asıl olan. Yapılacak işlerle, görüleceklerin giderek çoğalması, yaşanacakların beklentisi ve yazılacak pek çok satırın tren yoluna uzayıp sonsuzluğa yol alması insanı olduğu yere mıhlıyor.
M. Cicero; “İnsan, yaşamının dörtte üçünü yapamayacağı şeyleri istemekle geçirir” demiş.
Çok şey hiçliği de içinde barındırıyor.
Tatmayı düşündüğüm yiyecekler, yapmayı tasarladığım yemekler, yazmayı düşündüklerim, gidip görmeyi hayal ettiğim yeni keşifler var.
Sahi bütün istediklerini yapıp yaşamının gerçek jübilesini yapan var mıdır? Sanatçılar, düşünürler ve bilim insanlarının yaptıklarını sanmıyorum. Bana göre doğayla iç içe yaşayan doğada huzur bulan insanlar günü geldiğinde ağaca, kuşa toprağa dönüşeceğini bilmenin hazzıyla “tamam” diyebilirler!
Ölüm gerçeğini derin bir teslimiyetle kabul edenlerin, ayağı toprağa değen toprağın ve suyun kutsallığına inananlar olduğunu düşünürüm.
Sıcaklar, hep şu bunaltıcı sıcaklar düşündürüyor bunları. Yine kaçıyorsun önündeki işlerden Nurdan Efendi, bahane arama otur çalış!
Aslında yukarıdaki satırlar, aşağıdaki fotoğrafların bana düşündürdükleri olabilir! Oysa antik sos Garumu öncelediğim söyleşimi ve imza güncelimi yazmalıydım... Her şey keyifli, verimli ve yeniliklere açık güzel bir gün olarak yaşandı, şimdi yeni ufuklara... 🥰
M. Cicero; “İnsan, yaşamının dörtte üçünü yapamayacağı şeyleri istemekle geçirir” demiş.
Çok şey hiçliği de içinde barındırıyor.
Tatmayı düşündüğüm yiyecekler, yapmayı tasarladığım yemekler, yazmayı düşündüklerim, gidip görmeyi hayal ettiğim yeni keşifler var.
Sahi bütün istediklerini yapıp yaşamının gerçek jübilesini yapan var mıdır? Sanatçılar, düşünürler ve bilim insanlarının yaptıklarını sanmıyorum. Bana göre doğayla iç içe yaşayan doğada huzur bulan insanlar günü geldiğinde ağaca, kuşa toprağa dönüşeceğini bilmenin hazzıyla “tamam” diyebilirler!
Ölüm gerçeğini derin bir teslimiyetle kabul edenlerin, ayağı toprağa değen toprağın ve suyun kutsallığına inananlar olduğunu düşünürüm.
Sıcaklar, hep şu bunaltıcı sıcaklar düşündürüyor bunları. Yine kaçıyorsun önündeki işlerden Nurdan Efendi, bahane arama otur çalış!
Aslında yukarıdaki satırlar, aşağıdaki fotoğrafların bana düşündürdükleri olabilir! Oysa antik sos Garumu öncelediğim söyleşimi ve imza güncelimi yazmalıydım... Her şey keyifli, verimli ve yeniliklere açık güzel bir gün olarak yaşandı, şimdi yeni ufuklara... 🥰
Aşçı Fok
Nurdan ÇAKIR TEZGİN
